Bir Hikaye

Bir seçkin devlet ilkokulu 2.sınıfına yurt dışından bir çocuk geldi. Adı “A”. Türkçeyi biraz biliyordu, yazmayı yeni yeni öğreniyordu. Sınıfa yeni gelen bir çocuk daha vardı.  O da kırsal bölgeden gelen “B”. Bunlar hemen arkadaş oldular.

A, ilk aylarda derslerde zorlanıyordu. Sınıf öğretmeni hafta içi kendi sınıfına paralı etüt yapardı. Bu iki çocuk etüde kayıt olmadığından başka boş sınıfa geçmek zorundaydılar. Orada birlikte ödev yapıyorlardı.

İlk sınavda B sınav kâğıdını yanaştırarak A ya seslendi. “Benimkine bakabilirsin” dedi ama  B’nin cevaplarının çoğu yanlıştı.

Matematik sınavlarında, ileri sorular da bulunuyordu. Bunlar genelde etüt saatinde anlatılırdı. Etüde katılmayan çocuklar, bu sisteme haksızlık diye kızıyorlardı.

2.dönem bir matematik dersinde öğretmen  kat problemi tahtaya yazdı ve öğrencilerden  çözenlerin masasına  gelmelerini istedi.

Birinci sırada A vardı. Öğretmen çok şaşırıp “Bu soruyu dün etütte anlatmıştım  neden çözümünü biliyorsun? Kim sana çözümü öğretti, anne mi, baba mı?” dedi.

A,öğretmenin neden öyle soruduğunu anlayamadı. A’nın annesi, 3 aydır ev ödevini azaltıp onun yerine Donguri sorularını çalıştırıyordu. Donguri yönteminde çözüm öğretilmiyor, çocuk resim çizerek kendi kendine düşünme becerisini kazanmıştı.

Fakat öğretmenin, bir çocuğun başkasından destek almadan kendi kendine soru çözme tekniğini kazandığına inanamıyordu. Defterin bir köşesinde küçücük bir resim vardı, onun anlamını da bilemedi.

Ondan sonra, matematik dersinde A her zaman 1.sıradaydı. A, öğretmenin asistanı olarak sınıf arkadaşlarına yardım etti.

A’ nın annesi, ders bitince hemen eve gelmesini istediği için A, artık B ile birlikte ödev yapmıyordu. Derslerde geride kalan B, sınavda A dan kağıdını göstermesini istedi. Onu gören öğretmen, iki çocuğa çok kızdı, sıralarını birbirinden uzaklaştırdı.

Sınıf arkadaşlarından sevgi ve saygı toplayan A, artık B ile birlikte oynamıyordu. Bir gün tahtaya bir matematik sorusu yazan öğretmen,”Çözenler bahçeye çıkabilir. Başkasından cevabı almayın” dedi ve sınıftan çıktı. A, hemen çözüp bahçeye çıkayım derken sıranın önüne B geldi. B, cevabı öğretmesini istedi. A, geçen gün öğretmenin kendisine çok kızdığını hatırladığı için reddetti. Çok sinirlenen B, A’ nın gözüne yumruk attı.

A’nın gözü ve etrafı mosmor şişti, gözyaşları içine boğuldu. Gözünü birkaç gün açamadı. Dönem bitince A nın ailesi çocuğu okuldan aldı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s